Anasayfa Blog Sessiz Uşak

Sessiz Uşak

503
0
PAYLAŞ

Her kadının kabusudur ertesi gün ne giyeceği. Hele de o gün ajandası önemli bir iş toplantısı, akşam şık olunması gereken bir yemek programı ile doluysa. Birden karşınızda iki bilinmeyenli denklem ile kalakalırsınız. Gündüz resmi, gece şık olmanız gerekir. Bu aradaki geçişe yardımcı olacak parçaları düşünmeniz gerekir. Erkek olsak bir takım elbise görür işimizi. Oysa biz kadınların işi o kadar kolay değil. Bir sürü, ölesiye sevdiğimiz detay ve teferruatımız var bizim.

Ben yataktan çıkmadan son 5 dakikada ne giyineceğini düşünenlerdendim. Bazen de bu ilham duş alırken gelirdi. Gözümde canlanıverirdi ne giyeceğim.Gardırobun önünde bir saatten fazla zaman geçiren, yatağın üzerinde giyilip atılmış kıyafetlerden atılmış bir tepecik oluşturan kadınlardan değildim.

Ama uzun zamandır bu giyinme görevi – görevi diyorum çünkü böyle olunca görev haline geliyor- canımı sıkmaya başladı.

Elimin hep aynı parçalara gittiğini ve gardırobumun ancak %30 unu kullandığımı fark ettim. Neden? Çünkü düşünecek zamanım yoktu, yaratıcı olduğumu zannedip hep aynı şeyleri giyip duruyordum.

Derken imdadıma okuduğum bir kitap yetişti. Hakan Bıçakçı’nın “Doğa Tarihi” kitabı. Okumadıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim, hele de çalışan bir plaza kadınıysanız. Kitabın kahramanı iş kadını Doğa’nın yatak odasında bir sessiz uşağı vardı ve geceden tüm kıyafetlerini ve aksesuarları ile bu uşağı giydirmeden yatmıyordu.

Sabah kalktığında ütülü jilet gibi elbisesini, elbisesine uygun seçtiği taşlı sallantılı küpelerini, stilettolarını ayağına geçirip, en son buzdolabında tuttuğu parfümünü zırh gibi üzerine sıkıp evden çıkıveriyordu.

Kitaptan aldığım ilhamla piyasada dilsiz uşak olarak da bilinen, benim “sessiz uşak” demeyi daha çok sevdiğim yardımcımı aramaya başladım. Piyasada çok farklı fiyatlar ve modeller ile bulabileceğiniz sessiz uşaktan siz de bir tane bir an evvel edinin, bana dua edeceksiniz.

Sessiz uşağım ile birlikte giyinme işim ne kadar pratikleşti anlatamam.

Kazanımlarım;

* Daha fazla uyuyabiliyorum. Gözümü açtığımda askıda beni uslu uslu bekleyen kıyafetlerimi görmek beni çok mutlu ediyor.

* Uyku mahmurluğunun verdiği kısır çözümlerden ve evire çevire hep aynı şeyleri giymekten kurtuldum.

* Yatmadan ayırdığım 15 dakika sayesinde, kullanmadığım kıyafetlerimle de çok daha başarılı ve bunu daha evvel neden düşünmemişim dediğim kombinasyonlar yapmaya başladım.

* Özet olarak giyinme işi görev olmaktan çıkıp yeniden bir keyif haline geldi.

Hatta “Sessiz Uşak” ıma bir isim bile taktım. Aramızda bir bağ oluştu, bana çok yardımcı ve çok terbiyeli.  Böylesi her kadına lazım :)

PAYLAŞ
Önceki yazıBir Kadının En Şık Olduğu Yeridir Tırnaklar!
Sonraki yazıSequin Skirt
Nisa Aslı Erten
Hayatı doya doya her anıyla yaşamayı seven, mutluluğu detaylarda bulmayı bilen, Eren'in annesi, kedi çılgını, seyahat sever, fotoğrafçı, öykü yazarı, güneşli iklim insanı, yemek yapmayı terapi olarak gören, ruh haline göre kıyafetler ve aksesuarlarla oynamayı seven bir titiz başak burcu kadını.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here