Anasayfa Anne & Çocuk Öğreten Anne mi? Kabul Eden Anne mi?

Öğreten Anne mi? Kabul Eden Anne mi?

304
1
PAYLAŞ

Anne çocuğuna bebekken eğitim vermeye başlayan, bütün ahlaki ve toplumsal değerleri öğreten, çocuğun akademik başarısını hayatının en büyük amacı yapan, yani hamura istediği şekli verip pişiren kişi midir?
Bunları yapmak birçok kişi tarafından “çocukla çok ilgili olmak”olarak değerlendiriliyor. Bunlar da annenin çocuğunu çok fazla uyarması, eleştirmesi, aşırı yönlendirici olması ve dolayısıyla değiştirmeye çalışması anlamına geliyor. Özünde “çocuğum bu dünyayı anlamalı, yani beni anlamalı, dediklerimi yapmalı” zihniyeti yatıyor. Halbuki tam tersine, anneler öğretmek yerine, çocuklarını ne kadar çok anlamaya çalışırlarsa, çocuk bu dünyaya uyum potansiyelini okadar çok açığa çıkarabilir. Genetik yapı, zeka üzerinde belirleyici faktördür fakat annenin vereceği koşulsuz kabul ile bu kapasiteyi açığa çıkarma ve kullanma oranı ciddi oranlarda değişiklik gösterir. Çünkü psikolojik olarak daha sağlıklı bebekler zaten öğrenmeye daha açık ve meraklı olacaklardır. Bu ileride daha başarılı, daha iyi seçimler yapabilen, daha uyumlu, genel olarak daha mutlu bireyler demektir. Yani çocuğa koşulsuz kabul yaşatmak dolaylı olarak çocuğun daha başarılı biri olmasına kendiliğinden ve sağlıklı bir şekilde katkıda bulunacaktır.
Özellikle çocuğun ilk 3 yaşında, ‘çocuğu anlamak’, ‘temel güven’ veya ‘koşulsuz kabul’ diyebileceğimiz tutumun çocuğun beslenmesi kadar önemli olduğunu söyleyebilirim. Huzurun ve uyumun en önemli maddeler olduğunu sakın unutmayın. Bebek ve annesi arasındaki iletişimde, mimikler ve ses tonu başlıca araçlardır. Bebek ihtiyaçlarının annesi tarafından kolayca anlaşıldığını, hemen ve büyük zevkle karşılandığını sürekleri yaşamalıdır. Yani yazının başında bahsettiğim tutumun tam aksine, bebek değil, bebeğin o anki durumuna göre anne şekillenmeli, yönlenmelidir. Eğer anne uyku saati gibi bir kuralı bebeği hazır değilken öğretmeye çalışırsa, anne bebeği anlamaya çalışmaktan uzaklaşmış ve bebeğinin kendisini anlamasını ister tarzda davranmaya başlamış olur. Anne ile bebek arasında herşey yolunda ise (diğer biyolojik, fiziksel ve genetik şartların normal olduğunu farz edersek), annenin bebeğin rutinleri konusunda yapacağı dokunuşlar bebek tarafından kolayca kabul edilir. Kolayca kabul edilmiyorsa, denemelerinizi uzatmadan, hemen bir profesyonelden yardım almanızı öneririm.
Bu tarz bir annelik sergilendiğinde, akıllara ” Çocuk şımarmaz mı? Hayat ona hep böyle davranmayacak, çocuk sonra nasıl adapte olur?” gibi soruların geldiğini duyar gibiyim. Sadece bebeğe bakım veren kişi (anne) yukarda bahsettiğim şekilde davranmalıdır böylece çocuk hayatta herkes tarafından ona bu şekilde davranılmayacağini yaşayarak zaten farkedecektir. Bir taraftan da hayatta başına ne gelirse gelsin, annesinin koşulsuz şekilde vereceği destekten emin olur. Hayatının ilk yıllarında annesine geliştirdiği bu güven, zamanla kendine olan güvene, büyüdükçe de hayata ve başka insanlara olan güveninin temelini oluşturacaktır. Bu sebeplerle, (genetik, psikiyatrik veya çevresel başka ciddi bozuklukların olmadığını varsayarsak) annenin ilk 3 yıl koşulsuz kabulünün olumsuz durumlara yol açması beklenmez.

PAYLAŞ
Önceki yazıFeminen Tattoo
Sonraki yazıMoschino Kapsül Koleksiyon: “Ready to Bear”
Uzman Klinik Psikolog Hayal Menteş
ODTU(2009) ve Doğuş universitesi(2012)'de eğitimimi tamamladıktan sonra, anne-çocuk ilişkisi alanında çalışmalarımı sürdürüyorum. 2016'da anneliği tatmamla birlikte kendi tecrübelerimi de paylaşmaktan çok mutluyum.

1 YORUM

  1. Ne kadar doğru bir tespit yaşayarak tecrübe ettik biliyorsunuz iyi ki sizi tanıdık da bu gerçek ile yüzleştik.Şimdi hepimiz mutluyuz çok teşekkürler Hayal hanım.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here