Anasayfa Blog Bumerang Yasası

Bumerang Yasası

658
0
PAYLAŞ

Bumerang Yasası

 

Bu yasa bize evrene ne gönderirsek eninde sonunda onu yaşayacağımızı anlatır. Bu bazen hemen olur, bazen olması zaman alır ama mutlaka gerçekleşir. Aynı formda olmayabilir, aynı zamanda olmayabilir. Ama mutlaka olur. Eskilerin dediği gibi  “Ne Ekersen Onu Biçersin” , “Ne Yaşatırsan Onu Yaşarsın” ya da  “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapma.”

Bumerang Yasası

Evren büyük bir ayna gibidir. Ne yaparsanız onu büyüterek size geri gönderir. O yüzden iyi şeyler düşünün , iyi şeyler yapın hem kendiniz hem başkaları için, kötü düşüncelerden, kötülüklerden uzak olun.

Bumerang Yasası’nı anlatmaya küçük bir öyküyle devam edelim :

O akşam tüm hazırlıklarını bitirip ofisinden çıkmaya hazırlanıyordu. Çok keyifliydi. İstediği randevuyu nihayet koparmıştı. Bu görüşme sonunda firmayı kendine bağlarsa oldukça iyi bir primle ödüllendiriliceğini düşünüyordu. Merdivenlerden inerken ıslık çalıyordu. Keyfine diyecek yoktu. Daha şimdiden alıcağı primle neler yapabileceğini kafasında planlamaya başlamıştı.

Arabasına atladı. Çantasını arka koltuğa fırlatıp direksiyona geçti. Hava kararıyor, insanlar işlerinden çıkıyorlardı. Yavaş yavaş yolu araçlarla doldu. Beş dakika geç kalmış olsaydı tam bir kilitin ortasına düşüceğini biliyordu. Radyoyu açtı. Bir yandan ilerliyor, bir yandan yarınki görüşmenin detaylarını düşünüyordu. Birden yeşil yandığı halde ilerlemeyen aracı fark etti. Sinirlendi. Kornaya alabildiğince basıp, küfür etti. “İstanbul’un en çok trafiğinden nefret ediyorum” dedi kendi kendine. Bunlar yüzünden kapanıyor yollar. Tam dönüş yoluna geldiğinde kırmızı yandı, görmemezlikten geldi ve geçti. Az kalsın bir yaya çarpıyordu. Adam korkudan yere yığılıcak gibi oldu, yanındakiler koluna girdiler. Nihayet evinin bulunduğu sitenin kapısına geldi bariyerin önüne geldiğinde kedinin tekinin yerde yattığını gördü, onu fark etsin diye kornaya bastı ve bariyer açılınca hızla aracı içeri sürdü.
Kedinin kuyruğunun üzerinden geçti ama fark etmedi. Zavallı hayvan acılar içinde kıvrandı ama o duymadı bile.Evine girdi. Kendi kendine söylendi. Nefretini yeniledi. Birşeyler yedi, duş aldı. Son kez yarın için hazırladıklarına baktı ve yattı.

Ertesi sabah evin içinde rüzgar gibi esiyor, ordan oraya koşuşturuyor. Yeni güne kendini hazırlıyordu.
Marketten almış olduğu sandviçi torbaya koydu. Hazırladığı kahvesini yanına aldı. Giyindi, aynaya baktı. “ Sabahın köründe olması gerekli miydi bu görüşme”, “Geç kalabilirim.”
Gereğinden fazla telaşlı aynı zamanda sinirliydi.
Hızla evinden çıktı, arabayı oldukça hızlı kullanıyordu. Sakinleşmek için radyoyu açtı, kanallar arasında gezindi ama o bile fayda etmedi, gergindi.

Trafik her zamanki gibi tıkanmaya başladı. Gerginliği herbir tıkanıklıkta daha bir artıyor, kırmızı ışıkta beklemeye tahamülü kalmıyordu. Bazılarında geçti durmadı bile. Sol şeridi kullanıyor, şeritler arasında artık zig zag çiziyor, boş olduğu anlarda ise fütursuzca sağ şeridi işgal ediyordu.
Dönüş yollarından birinde yine dönmemesi gereken bir yoldan döndü ve bir arabayla burun buruna geldi. Kadın ustalıkla ve sakinlikle frene basmasaydı maddi hasarı büyük bir kazaya neden olucaktı.

Kadına kızdı söylendi küfür etti, arabadan inip kadının aracına doğru yürü avazı çıktığı kadar bağırdı.
Sakin ve sessiz bir biçimde kadın onun ordan ayrılmasını bekledi ve yoluna devam etti.

“Kadınlara neden ehliyet veriyorlar” diye düşündü . Bu kadar mücadeleden sonra firmaya vardı.

Kendisiyle birlikte gelen arabayı fark etmedi. Danışmadan görüşmenin nerde yapılacağı yeri öğrendi ve yukarı çıktı. Kendisini karşılayan asistana kendini tanıttıktan sonra toplantı odasına geçti.

Sunumuna baktı, hazırlıklarını gözden geçirdi. Beklemeye başladı.
Kapı açıldı , üzerinde şık bir takım giymiş olan Satınalma Müdürü Kadın içeri girdi. Kadın onu gördüğünde yüzü biran dondu, sonra toparlayıp yüzüne gülümsemesini yerleştirerek ne içeceğini sordu. Trafikte karşılaştığı ve avazı çıktığı kadar bağırdığı kadın karşısında duruyordu.
“Allah’ım ben ne yaptım ?”
O anda yerin dibine girmek istedi, oturduğu yerde küçüldü. Mosmor oldu. Az önce celallenen , efelenen adamdan iz bile yoktu. Kadın ona halini hatırını sordu, sakin bir ses tonuyla konuşuyordu. Çaylar odaya geldiğinde biraz toparlanmıştı. Nasıl özür dileyeceğini , nerden konu açabileceğini düşünüyordu. Ağzında birşeyler geveledi, çok mahcuptu. Tüm hayalleri çöpe gitmek üzereydi.

Birşeyler yapmalıydı, olayı kurtarmaya , kadına iltifatlar etmeye başladı.

Kadın gülerek, iltifatlarını kabul etti. İçtenlikle yaptığı sunumu dinledi. Toplantının sonu yaklaştığında ayağa kalkarak kendisine teşekkür etti ve ona “Ürününüz çok beğendim, kullanışlı ve fiyatı da uygun, tam istediğimiz özelliklerde. Ancak sizinle çalışmamız mümkün görünmüyor. Öfke kontrolünü bilmiyorsunuz, hayat bir bütündür ve sabah yaptıklarınızı işinize de yansıtıcağınızı düşünüyorum”
“Bumerang Yasası Her Zaman Çalışır. ” 

Bumerang Yasası

PAYLAŞ
Önceki yazı5 Adımda Balerin Stili
Sonraki yazıTrend: Deri ve Püsküllü Etek Modelleri
Özdem Zaloğlu
1980, İstanbul doğumludur. Okumayı, gezip görmeyi, fotoğraf çekmeyi , yeni olan her şeyi seven, meraklı, araştırmacı, bireysel gelişime önem veren, orman mühendisi lojistik uzmanıdır.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here